|
|
 |
 |
Okunma |
|
92 |
Küçük Baca Temizleyicisi
okulun karşısındaki sokağın köşesinde, baca temizleyici bir çocuk vardı. çok üzüntülü bir hali vardı. ara sıra içini çekiyor, kirli elleriyle gözlerini ovuşturuyordu. üstü başı, yüzü gözü simsiyahtı. birkaç kız yanına yaklaşıp neden ağladığını sordular. cevap vermedi, hıçkırıkları çoğaldı. kızlardan biri ısrar etti: "neyin var söylesene, niye ağlıyorsun?" baca temizleyicisi küçük çocuk, başını kaldırdı. kirli yanaklarından süzülen yaşlar, yüzüne çok sevimli bir görüntü vermişti: "paralarım düşmüş!" dedi. "sabahtan beri baca temizleyerek otuz lira kazanmıştım. hepsini cebime koydum; ama cebimdeki delikten düşmüşler!...ustam beni döver. gündeliğimi vermez. eve ekmek parası götüremezsem annem de bana kızar!.." daha fazla konuşamadı zavallı çocuk. başını koluna dayayıp ağlamaya devam etti. küçük kızlar birbirlerinin yüzüne baktı. çocuğun anlattıkları hepsini üzmüştü. büyükçe bir kız, cebinden üç lira çıkardı. çevresindeki kızlara "benim cebimde sadece 3 lira var."dedi. "haydi bakalım, pamuk eller cebe! şu çalışkan çocuğun üzüntüsünü giderelim. otuz lirayı aramızda kolayca toplayabiliriz." kızlar birbirine seslenerek yardım çağrısanda bulunuyordu. bu sırada genç bir kız geldi. ne olduğunu öğrenince tam on lira verdi. bütün kızlar, genç bir öğretmeni andıran bu iyi kalpli büyük kıza teşekkür edip onu alkışladılar. yirmi beş lira toplanmıştı. beş liraya daha ihtiyaç vardı. içlerinden biri: "bakın, dördüncü sınıf kızları geliyor!" dedi, "onlarda para vardır! kızlar, kalabalığı merak edip geldiler. onlara da çocuğun hikayesi kısaca anlatıldı. "bir lira, bir lira daha..." derken, gereken para kısa sürede toplandı. bu arada parası olmayan küçük kızlar, ellerindeki çiçekleri, ceplerindeki kalem ve silgileri hediye ediyorlardı. küçük baca temizleyici şaşkınlık içindeydi. ağlamayı kesmişti. gözlerinden şimdi mutluluk taşıyordu. öğrencilere ne diyeceğini bilemiyordu. avucundaki paraları dikkatle cebine koydu. yerdeki çiçekleri topladı. baca temizlemek için kullandığı aletleri aldı. ıslık çalarak oradan uzaklaştı. yürürken her halinden mutluluk okunuyordu.
|